-II.Bölüm- Romalı bir dost
Güncelleme tarihi: 2 Haz 2020
Kanıt ister dostluk, koskocaman bir yürek ve sadakat. İşte böylesine gerçek dostunuz varsa ne mutlu, sizi yanıltan her kim varsa, sonları nasıl olur bilinmez ama… Ama bildiğim dostluğunuzu hakediyorsa bu satırlar, sizi yanıltmadığından olsa gerek.
İşte çocukluk arkadaşı, yıllar sonra Judaea’ya dönüyor. Belki ilk göründüğü anda yine o çocuk oluyor belki eller kollara sarılırken gerçekten dostun, sadece kısa bir anlığına. Ben-hur Messala’yı böyle karşılıyor evinde, dost bıraktığını bir anlığına dost olarak bularak. Ama heyhat uzun zaman geçti, kim bilir ne acı sular içildi.
Bahçede
“Messala nasıl oldu da yıllarca görünmedin, yıllar ne kadar çabuk geçmiş, iyi misin?”
“Judah yıllar bize çok şey öğretti, biri de dostluğuna güvenebileceğimi…”
“Ben de sana güveniyorum dostum, işte evim kapısı her zaman açık, gel yemeğe katıl bu akşam.”
“Yıllarca Roma’nın dört bir yanını gezdim, hiç burası gibi bir yer daha görmedim. Kabul ediyorum nazik davetini dostum.”
Bu sırada arka bahçeye çıkmışlardır burada Tirzah ve Miriam’la karşılaşırlar.
“Anne Messala yemeğe kalacak, onu özlemiş olmalısınız.”
“Oğlum ne kadar iyi düşünmüşsün, O da benim bir oğlum sayılır”, Miriam bunu söylerken Tirzah’a bakmaktadır. Oradaki kimsenin gözünden kaçmaz. Bu insanların evine konuk olan Romalı komutan değildir adeta, bir dosttur.
Müzik: Friendship https://www.youtube.com/watch?v=aVqk_xRsgDU
Bir İstek
Akşam yemeğinde tekrar buluşuncaya kadar ayrılır Messala evden. Giderken Judah’a fısıldar: “Hep güvenebileceğim birisi varsa o da sensin beni asla yanıltmasın değil mi Judah?”
Ben-Hur önce gülümseyerek sonra Romalı’nın gözbebeklerine bakarak, ciddi bir ifade ile “Yanıltmam Messala”,dedi ve ayrıldılar.
Messala gitmeden önce, beş dakika Tirzah ve Miriam’dan ayrı kaldıklarında, Ben-Hur’dan bir istekte de bulunmuştu. Aynen şöyle demişti. “Sen buranın bir prensi, gözbebeğisin. Judaea’daki Romalılardan bir isteği var mı halkın? İleri gelenlerle konuşur musun? Elbette Herod ve kraliçesini sormayı da ihmal etmezsin, sağol dostum bu iyiliği benim için yapar mısın? Sorar mısın onlara, istedikleri nedir?”
Judah önce sessizce dinlemiş, sonra sakin bir ifade ile “Olur bir sorarım Messala…” demiştir. İşte ayrılırlarken Messala’yı yanıltmayacağını söylemesinin sebebi budur. Ona tüm gerçekliği ile bir yanıt verecek olmasıdır.
Taş yollar
Ben-Hur, Messala gittikten bir saat sonra evden ayrılacaktır. Miriam endişeli:
“Gözümden kaçmadı Judah, seni düşünceli ve sabırsız gördüm, Messala ile mi ilgili oğlum?” Genç adam annesine dönerek “Anne Messala aynı bıraktığımız kişi olmayabilir bilmiyorum ama… Yapmam gerekenler var, akşama hazırlanın siz…” ve avluyu terk edip taş sokaklara yola koyulur prens. Miriam oğlunun bu haline tam bir anlam veremez.
Ve birkaç kişi ile görüşmeye gitmiştir Ben-Hur onları dinler, hepsini akşam aklında taşıyarak evinin yolunu tutmuştur. “Messala düşündüğün kişi olmayabilir Tirzah” der kızkardeşine… Tirzah yorgun eve dönen abisinin neden arkadaşları hakkında bunu söylediğini anlayamamıştır, daha çok genç ve hayatı tanımamıştır ama oradaki Miriam bunu bu sefer anlamış ve Ben-Hur’a dönerek “Onlarla konuştun değil mi? Bu ateşten uzak dur oğlum, sana yalvarıyorum.” Ve Ben-Hur ailesi ile Messala’ya bir yemek şöleni vereceklerini durumun kötüye gitmesine izin vermeyeceğini söyleyip annesini ikna eder.
Son kez uzatılan el
Sonunda Romalı komutan evi tekrar onurlandıracak, müzik ve şarap ve dev bir yemek şöleni evin duvarlarında yankılanacaktır. Tirzah çok mutludur ve her şey yolundadır. Romalı’nın varlığından hiç rahatsız değildir, o çok gençtir bilmedikleri vardır. Ve sonunda yemek bittiğinde Judah ve Messala bahçede konuşmaya başlarlar.
Uzaktan izleyenler ciddiyeti anlayacaktır. Messala aynı çocuk değildir artık. O bir Roma tribune’idir. Ben-Hur’dan istediğini yapıp yapmadığını sormaktadır. Ben-Hur yanıtlar o sorar, Ben-Hur yanıtlar tekrar ve sesler yükselmeye başlar:
“Çoğu isyana destek vermeyeceğini söyledi. Bazıları Roma’ya isyan edebileceklerini, bunun sorumlusunun sadece Roma olmadığını Herod ve kraliçesinden daha fazla nefret ettiklerini söylediler.”
“Kim bu isyanı destekleyenler Judah, bana söylemelisin isimler?”
İşte o anda kadehine bakan Ben-Hur hışımla karşısındakine yüklendi: “Benden gammazcı olmamı mı istiyorsun? Tek isim vermem!”
Messala yüzünde küçümseme ifadesi ile: “Senin farklı olacağını düşünmüştüm. Merak etme kimse size zarar vermeyecek, ama bir yanlış yapıp o koruduğun isyancılara karışma, bana katılman için son bir şans ve elimi sıkman için son kez uzatıyorum, isimler Ben-Hur?”
Ben-Hur karşılık vermez ve elini sıkmaz.
Messala evi hışımla terk ederken: “Bu dostluğun sonudur Judah Ben-Hur, kendinizi kötülükten koruyun zira beni yanınızda bulamayacaksınız.” Miriam ve Tirzah dahi oradayken bağırır. Evi terk eder. Tirzah korkunç bir ağlama nöbetine kapılır, Miriam oğluna:
“Sözünü ettiğin şey demek buydu, o sadece bir Romalı komutan ve bizim için artık bir dost değil.”
“Onun bu evde anılmasını istemiyorum anne…”
“Ve anılmayacak da, her şeyi biliyorum sen halkını satmazsın, sen asil ruhlusun ve bunu o anlayamaz oğlum.”
Ve Miriam Tirzah’ın saçlarını okşayarak: “Unut onu Tirzah, o sadece felaket getiren biri.”
Müzik: The Conflict https://www.youtube.com/watch?v=RRdCpnjNHwk





Yorumlar